Social Icons

.

Pages

18 Ocak 2012

KCK tutklusu Meryem Nurcan Yolvercan İle İlgili

Selamlar.

Bugün Meryem ile avukat bir arkadaş görüşmeye gitti. Basında yazılanlara karşı emniyetin gönderdiği haberleri Nurcan'la paylaşan avukat arkadaş gözaltı sürecini Nurcan'dan dinledi ve tutuklanma süreciyle ilgili de bilgiler aldı.

Meryem'in aktardığına göre olayın gelişimi şu şekilde olmuştur:

10 Ocak sabahı saat 4 sularında Terörle Mücadele Polisleri tarafından evlerine baskın düzenlenmiştir. TEM ekipleri kapıyı ilk çaldığında Nurcan başını bağlamak için içeri gidecekken,polislere başını bağlayıp hemen kapıyı açacağını söylemiş, polislerin kapıyı derhal açmaması halinde kıracaklarını söylemesi üzerine ise kapıyı açmış, açar açmaz ise polisler tarafından görüntüsü alınmıştır.

Evleri 2 saat boyunca aranmış, din kitalarına el konulmazken diğer tüm kitaplara el konulmuş, polis adeta cımbızla istediği şeyleri çekip dosyasına eklemiştir.

Emniyete getirildikten sonra başörtülü çekilen fotoğraflarının arkasından başlarını açmaları söylenmiş, başları açtırılmış, bir de öyle fotoğrafları çekilmiştir.

Nezarethanede başörtülerine el konulmuş bunun güvenlik için olduğu söylenerek 'Başörtüsü ile zanlının intihara teşebbüs etme olasılığı' sebep gösterilmiştir ancak Meryem nezarethanede başörtüsünden daha uzun kalın ip bulunduğunu avukatına ifade etmiş ve bunun tamamen keyfi bir uygulama olduğunun altını çizmiştir.

Nezarethanede başörtülerinin açtırılması uygulamasına tepki gösterdiklerinde ise polis, 'Zaten bu binanın içinde biz varız, bizden başka kimse yok' demiştir. Başörtülerini alan polis memuru başörtülerini geri vereceğini söylemiş ama parmak izine başka memur götürmüş ve bu talebi reddetmiştir.

Polis ifade sırasında Meryem Nurcan'ın siyah başörtüsüyle bulunduğu fotoğrafa bakarak dalga geçmiş, 'Bu çarşafın altında neler var kimbilir' demiştir.

MERYEM NURCAN BAŞINI AÇMIŞ MIYDI?

http://www.habervaktim.com/ adresinin haberine göre, Polis, Yolvercan'ın uzun süre takip edildiğini, teknik takipte Yolvercan'ın başörtüsü takmadığının tespit edildiğini iddia etmiş ve bu süreci 'örgüt elemanlarının dindar oldukları izlenimi oluşturmak ve güvenlik güçlerini zor durumda bırakmak için başvurduğu dezenformasyon taktiği' olarak nitelendirmişti.

Habervaktim´in Yalanı!
KCK operasyonu adı altında göz altına alınıp zorla baş örtüsü çıkarılan Meryem Nurcan'ın uğradığı mağduriyeti ört bas etmek için öyle bir yalan uydurdular ki! İŞTE HABER VAKTİM'in düzmece haberi.  / 16.01.2012 15:32:10 

Bugünkü görüşmesinde avukatına küçük yaşlarından beri başörtü taktığını söyleyen Meryem Nurcan Yolvercan, son 1 ayda başörtüsü takmadığını ve bunun sağlığıyla ilgili olduğunu ama gözaltına alınmadan önce son 3gün bu sorunlara rağmen başörtüsü taktığını söylemiştir.

Mazlumder Kocaeli Şubesi'nin her hafta düzenlediği İzmit'te gerçekleşen 'Başörtüsüne özgürlük' protesto eylemlerine de katıldığını söyleyen Nurcan, küçükken 12 yaşlarındayken Newroz Gösterisi'nde gözaltına alındığını belirterek, gözaltı sırasında başörtüsünün çekiştirildiğini ve fiziksel şiddete maruz kaldığını ifade etmiştir.

Henüz çocukken mahpushaneyle tanışan Nurcan Yolvercan o zamanları şöyle anlatmıştı: 
'Hücreye koymuşlardı bizi. Hücreler kan ve sidik kokuyordu. Çocukları bile tuvalete götürmüyorlardı. İşkenceler çocukların önünde yapılıyordu. İşkencelerin çocukların psikolojisini olumsuz etkileyeceğini umursamıyorlardı,'Görsün de ders olsun, uslu dursun!' diye düşünüyorlardı.' 
---
Nurcan'ın ev arkadaşı Sinem de başörtülüydü ve Nurcan üzerinden yaptığı uygulamayı aklamaya çalışan polisin Sinem ile ilgili açıklama yapmaması dikkat çekici.

Nurcan 'örgüt üyesi olmak, izinsiz gösterilere katılmak' iddiası ile tutuklanıp Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilirken Sinem Yıldırım serbest bırakılmıştır.
---

Yukarıdaki bu yazı, Nurcan'ın avukatının not aldığı kağıt referans alınarak yazılmış bulunmaktadır. 



Yolvercan, Örgüt Üyesi ! Olduğu İddiasıyla Tutuklandı
Yolvercan,İstanbul 10. Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.  / 13.01.2012 17:37:00
Zulüm Bitmedi Sopa El Değiştirdi
Başörtülü insan hakları savunucusu öğrencilerle ilgili detaylar gelmeye devam ediyor..  / 11.01.2012 23:10:56
Özgürlük isteyen 3 öğrenci gözaltında
Anadilde eğitim ve başörtüsüne özgürlük isteyen öğrenci ve aktivist Meryem Nurcan Yolvercan ile iki ev arkadaşı, sabah 4'te evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.  / 11.01.2012 21:18:57 





-- 
Mehmet Lütfü ÖZDEMİR

1 yorum:

Adsız dedi ki...

geçmiş olsun haksız yere girdi

self determinasyon,öz yönetim

20. Yüzyılda uluslararası hukukun en önemli kavramlarından birisi haline gelen selfdeterminasyon, dünya toplumunda yeni bir yapılanma ve tanımlama süreci başlatmıştır. Kavram, günümüz dünyasının siyasi haritasının belirlenişi ve bundan sonra geçirmesi muhtemel değişikliklere ilişkin olarak sıkça söz konusu olmaktadır. Önceleri siyasi bir ilke olduğu düşünülen self-determinasyon kavramı hem BM 1966 İkiz Sözleşmeleri, hem BM Genel Kurul Kararları hem de uluslararası hukukun diğer aktörlerinin kararlarıyla hukuki bir hak haline dönüşmüştür. İlk ifade edilmeye başlandığı dönemlerde sadece sömürge yönetimi altındaki halklara tanınması öngörülürken Yüzyılın sonlarında Sovyetler Birliğindeki federe cumhuriyetlerin de selfdeterminasyon hakkından yararlanarak ayrıldıkları görülmüştür

öz yönetimin gerekçesi

Self-determinasyon fikrinin gelişmesine 20. yüzyılda bir taraftan Sovyetler Birliği’nin kurucusu olan Vlademir I. Lenin, diğer taraftan Birleşik Devletlerin Birinci Dünya Savaşı sırasında başkanı olan Woodrow Wilson katkıda bulunmuştur. Lenin eserlerinde “ulusların Self-determinasyon hakkı” kavramınıortaya koymuş, bir ülkenin veya yerin ilhakının “bir ulusun Self-determinasyon hakkının ihlali” olacağını belirtmiştir. Bunun yanında Lenin, self determinasyonun ayrılmayı da kapsamakta olduğunu belirtmiştir. Hatta ilkenin uygulanma yöntemlerinden birincisi bu yoldu.Wilson ise arasında “Selfdeterminasyon” kelimesi tam olarak geçmese de altı tanesi Self-determinasyon ile ilgili 14 ilke ilan etmiştir. Konuşmalarında savaştan yenik çıkan milletlerin, küçük milletlerin ve sömürge altındaki halkların da kaderini tayin hakkı olduğunu ifade ederek, bundan böyle uluslararası sistemin güç dengesine değil, etnik kaderini tayin ilkesine dayandırılması gerektiğini vurgulamıştır.

Pages

öz yönetimin tarihi

Kavramın ilk kullanımı 1581 yılında Hollanda’nın İspanyol krallarının kendilerine karşı zulüm yaptıkları gerekçesiyle İspanya’dan bağımsızlığını ilan etmesiyle olmuşsa da 18. yüzyılın ikinci yarısına yani 1776 tarihli Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve 1789 tarihli Fransız İnsan ve Vatandaşlık Hakları Beyannamesine kadar bir gelişme gösterememiştir. 1776 tarihli Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ile Amerikan halkı dış bir yönetim, yani İngiltere tarafından idare edilmeye razı olmayacağını bildirmişlerdir. Bunun sonucu olarak ulusal self-determinasyon talebiyle ortaya çıkan ilk sömürge halkı olmuşlardır.